Microsoft Office 365
Microsoft, 19 Ekim'de BPOS'un halefi olarak Office 365'i duyurdu. Exchange Online, SharePoint Online, Lync Online ve Office Web Apps'i tek bir abonelik altında topluyor, ve doğrudan Google Apps for Business'ı hedef alıyor.
Microsoft, 19 Ekim 2010’da San Francisco’da düzenlediği basın etkinliğinde Office 365 adını verdiği yeni hizmet paketini duyurdu. Şu an için kapalı beta’da; lansmanın 2011’in ortasında olması planlanıyor. Ürün, Microsoft’un bir süredir kurumsal müşterilere sunduğu BPOS (Business Productivity Online Suite) hizmetinin yerine geçecek ve Redmond cephesinin bulut tarafındaki en iddialı hamlesi olma niteliğini taşıyor. Hem Google Apps for Business hem de Zoho gibi rakipler karşısında Microsoft, “biz de bu işteyiz” demek yerine cepheyi yeniden çizmiş gibi görünüyor.
Bu yazıda Office 365’in ne içerdiğine, BPOS’tan farkına, fiyatlandırma stratejisine ve bulut işbirliği pazarındaki yerine bakacağım.
BPOS’un halefi, ama daha fazlası
Microsoft’un kurumsal müşterilerine bulut tabanlı Exchange, SharePoint ve Office Communications sunan BPOS hizmeti birkaç yıldır piyasada. Ancak BPOS, Microsoft’un kendi tabiriyle “bireysel bulut ürünlerinin paket halinde sunumu” idi, yani arkadaki yazılım versiyonları bir adım eski, deneyim parçalıydı.
Office 365 bu denklemi değiştiriyor:
- Exchange Server 2010
- SharePoint Server 2010
- Lync Server 2010 (eski Office Communications Server’ın yeni adı)
- Office Web Apps (Excel, Word, PowerPoint ve OneNote’un tarayıcı sürümleri)
- Ve isteğe bağlı olarak Office Professional Plus 2010 (masaüstü istemci) aboneliği
Yani Office 365, Microsoft’un en yeni sunucu nesline geçen, web istemcileriyle bütünleşen ve isteğe göre masaüstü Office lisansını da kapsayan tek bir abonelik haline geliyor.
Bileşenler
Exchange Online
Bildiğimiz Exchange’in bulut sürümü: 25GB posta kutuları, ActiveSync ile telefon entegrasyonu, anti-spam (Forefront Online Protection), arşivleme ve Outlook Web App. Kurumların kendi posta sunucusunu işletmek için ihtiyaç duydukları tüm operasyonel yükü (yedekleme, yüksek erişilebilirlik, yama yönetimi) ortadan kaldırma vaadi.
SharePoint Online
İç portal, doküman kütüphaneleri, ekip siteleri ve dış paydaşlar için ekstranet senaryoları. SharePoint 2010’un workflow ve Business Connectivity Services özellikleri burada da var; kurum içi sürümle %100 paritede olmasa da kurumsal işbirliği için en hazır bulut platformlarından biri olacak gibi duruyor.
Lync Online
Anlık mesajlaşma, sesli/görüntülü arama, çevrim içi toplantı, ekran paylaşımı. Office Communications Server’ın yeniden markalanmış hali; istemci tarafında masaüstü Lync uygulaması ve tarayıcıdan toplantıya katılma seçeneği sunuluyor. Kurumsal IM’in webex/citrix dünyasından dışarı çıkıp Microsoft’un katmanına oturması anlamına geliyor.
Office Web Apps
Word, Excel, PowerPoint ve OneNote’un tarayıcı tabanlı sürümleri. Önceki sene Office 2010 ile beraber teknik önizlemesi yapılan bu ürün artık Office 365 paketinin bir parçası. Google Docs’a doğrudan rakip; yine de Microsoft’un yaklaşımı farklı: masaüstüyle aynı dosya formatı, aynı tasarım ögeleri, aynı şablonlar. Tarayıcı sürümünün yapamadığı bir şeyi tek tıkla masaüstüne taşıyıp düzenleme akışı, Google Docs’ta olmayan bir kullanım kolaylığı.
Fiyatlandırma
Duyuruda Microsoft, fiyatlandırma niyetinin bir kısmını da paylaştı. Tam fiyat listesi lansmanda netleşecek olsa da açıklanan rakamlar şöyle:
- Small Business (P1): Kullanıcı başına ayda yaklaşık 6 USD. Exchange Online, SharePoint Online, Lync Online ve Office Web Apps dahil; 25 kullanıcıya kadar olan KOBİ’lere yönelik.
- Enterprise (E1 – E4): Kurumsal müşteriler için 10 USD’den başlayıp masaüstü Office Professional Plus dahil pakette 24 USD’ye kadar çıkan kademeler. Ses tabanlı toplantı, e-keşif (eDiscovery), uyumluluk arşivleme gibi katmanlar üst tiyerlerde geliyor.
- Education ve Kiosk seçenekleri ayrıca var; eğitim için fiyatlandırma çok daha düşük tutulmuş.
Karşılaştırma için: Google Apps for Business şu an kullanıcı başına ayda 5 USD (veya yıllık 50 USD). Yani Microsoft, en alt tiyerde Google’ın fiyatına çok yakın bir yere konumlanıyor. Ama burada esas mesele fiyat değil; on yıllardır Office, Outlook ve Exchange üzerinden çalışan kurumsal iş akışlarını aynen koruyabilme vaadi.
Google Apps cephesi ile karşılaştırma
Google Apps for Business’ın güçlü yanları belli: gerçek anlamda doğmuş-bulutta bir ürün, gerçek zamanlı işbirliği konusunda çok daha akıcı, Gmail’in arama ve etiket modelinden alışılmış bir UI, mobil tarafta agresif. Üstüne 2010 boyunca Notre Dame Üniversitesi gibi büyük kuruluşların Gmail’e geçişi pazarda ciddi referans birikimi yaratmış durumda.
Microsoft’un cevabı üç ayak üstüne oturuyor:
- Mevcut yatırımı koru. Outlook, Office, Exchange, Active Directory ve SharePoint zaten kurumlarda. Office 365 bunları “değiştirme” değil “buluta taşıma” olarak satılıyor. Mevcut Office lisansları, AD ile single sign-on, Outlook profili, hepsi devamlı.
- Hibrit senaryolar. Bir kısım posta kutusu yurt içinde Exchange sunucularında, bir kısmı Exchange Online’da. SharePoint için de aynı esneklik. Google Apps’in “ya hep ya hiç” yaklaşımına karşı önemli bir koz.
- Masaüstü+web çift modu. Tarayıcı yetmediğinde masaüstü Office, internetin olmadığı yerde de çalışıyor. Google Docs’un Gears denemeleri dışında çevrim dışı senaryosu hâlâ zayıf.
Türkiye için ne anlama geliyor?
Türkiye’de kurumsal posta ve doküman tarafı büyük ölçüde Exchange/Outlook ve Office üzerine kurulu. KOBİ’lerde dahi posta için Exchange isteyen, Outlook olmadan yaşayamayan bir kullanıcı tabanı var. Bu profile bakıldığında Office 365’in pazarda Google Apps’tan çok daha hızlı kabul göreceğini düşünüyorum. Özellikle 50–250 kullanıcı bandındaki KOBİ’ler için kendi Exchange sunucusunu işletmek hem operasyonel olarak hem de yatırım anlamında ağır bir yük; aylık 6 dolar bu yükü tamamen ortadan kaldırıyor.
Şu aşamada açık olmayan birkaç nokta var ve Microsoft’un lansmana kadar netleştirmesi gerekecek:
- Veri konumu. Türkiye’den alınan hizmet için verinin hangi veri merkezinde tutulacağı (büyük olasılıkla Dublin veya Amsterdam) ve KVK/uyumluluk açısından bunun nasıl konuşulacağı.
- Yerel destek ve fatura. TL fatura, yerel iş ortakları ve Türkçe destek seviyesi.
- Telekom entegrasyonu. Lync’in PSTN entegrasyonu Türkiye’de operatör cephesinde nasıl çözülecek?
Sonuç
Office 365, Microsoft’un kurumsal bulut sahnesindeki en kararlı hamlelerinden biri. BPOS’la başlayan denemenin olgunlaşmış sürümü, en yeni sunucu nesliyle birleşip net bir kurumsal hikâye anlatıyor. Google’la rekabet, fiyatları bir miktar daha aşağı çekecek ve şu an Microsoft Online Services’a el sürmemiş binlerce KOBİ’yi buluta itecek bir tetikleyici olacak. 2011 ortasında lansman gerçekleştiğinde Türkiye pazarındaki ilk üç-altı aylık benimseme rakamlarını yakından takip edeceğim.